Deniz Taşımacılığı Düzenlemeleri: Sürdürülebilirlik ve Temiz Enerjiye Geçiş
Uluslararası deniz taşımacılığı, özellikle Birleşmiş Milletler'e bağlı bir kuruluş olan Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından yönetilmektedir.
IMO, gemilerden kaynaklanan kirliliğin önlenmesini düzenleyen Gemilerden Kaynaklanan Kirliliğin Önlenmesine İlişkin Uluslararası Sözleşme (MARPOL) aracılığıyla küresel standartlar ve teknik rehberlik sağlamaktadır.
Son yıllarda, STEPS (Sürdürülebilir Politika Senaryosu) kapsamında dikkate alınan çeşitli politikalar yürürlüğe girmiştir. Bunlar arasında şunlar yer almaktadır:
IMO Tarafından Alınan Önlemler
EEDI (Enerji Verimliliği Tasarım Endeksi) ve Gemi Enerji Verimliliği Yönetim Planı (SEEMP):
Gemilerin enerji verimliliğini maliyet etkin bir şekilde artırmayı amaçlayan bu mekanizmalar, 2013 yılında yürürlüğe girmiştir.
2021 Teknik ve Operasyonel Önlemler:
1 Ocak 2023'te yürürlüğe giren bu önlemler, Mevcut Gemiler için Enerji Verimliliği Endeksi (EEXI) ve Karbon Yoğunluğu Göstergesi (CII) gibi yeni standartları içermektedir.
Avrupa Birliği Politikaları
FuelEU Maritime Girişimi:
2023 yılında yürürlüğe giren bu girişim, deniz taşımacılığı emisyonlarını azaltmayı hedefleyen bir dizi önlem içermektedir. Bu önlemler arasında, yakıtın "kuyudan-tüketiciye" emisyon yoğunluğu standardı (g CO2-eq/MJ cinsinden ifade edilir) yer almaktadır. Bu standart, 2025'te %2'lik bir azaltımla başlayarak, 2030'da %6'ya ve 2050'de %80'e kadar kademeli olarak sıkılaşmaktadır.
AB Emisyon Ticaret Sistemi (ETS):
2024'ten itibaren, brüt tonajı 5.000 veya daha fazla olan gemiler, AB limanlarına giriş yaptıklarında ETS kapsamına alınmıştır. Bu sistem, AB dışındaki ülkelerden başlayan veya bu ülkelerde sona eren yolculukların emisyonlarının %50'sini ve iki AB limanı arasındaki yolculukların emisyonlarının %100'ünü kapsamaktadır.
Bu iki kategori, küresel deniz taşımacılığı yakıt kullanımının yaklaşık %10'unu oluşturmaktadır. ETS kapsamında, başlangıçta yalnızca CO2 emisyonları dikkate alınırken, 2026'dan itibaren metan ve azot oksit emisyonları da kapsama alınacaktır.
IMO'nun Revize Edilmiş Sera Gazı Stratejisi (2023)
IMO, 2023 yılında, 2018'de kabul edilen orijinal stratejiyi güncelleyerek, uluslararası deniz taşımacılığından kaynaklanan sera gazı (GHG) emisyonlarının "mümkün olan en kısa sürede zirveye ulaşmasını" ve "2050 yılı civarında net sıfır GHG emisyonuna ulaşılmasını" hedefleyen bir strateji benimsemiştir. Bu strateji, 2008 seviyelerine kıyasla toplam yıllık GHG emisyonlarının:
- 2030'a kadar en az %20 (tercihen %30),
- 2040'a kadar en az %70 (tercihen %80) azaltılmasını öngörmektedir.
Ayrıca, 2030 yılına kadar uluslararası deniz taşımacılığında kullanılan enerjinin %5'inin (tercihen %10) "sıfır veya sıfıra yakın GHG emisyon teknolojileri ve/veya enerji kaynaklarından" sağlanması hedeflenmektedir. Bu hedefler, APS (Hızlandırılmış Politika Senaryosu) kapsamında dikkate alınmaktadır. Stratejinin uygulanması için, deniz yakıtlarının GHG emisyon yoğunluğuna dayalı bir standart ve GHG emisyon fiyatlandırma mekanizması gibi orta vadeli önlemler tartışılmaktadır. Bu önlemlerin 2025 sonunda onaylanması ve 2027'de yürürlüğe girmesi beklenmektedir
Ülkelerin Bireysel Düzenlemeleri
Bazı ülkeler, kendi ulusal düzenlemelerini uygulamaktadır:
ABD: 2023 yılında ABD Temsilciler Meclisi tarafından önerilen Temiz Denizcilik Yasası, deniz yakıtları için karbon yoğunluğu standartları belirlemekte ve 2040'tan itibaren %100 sıfır emisyonlu yakıt kullanımını zorunlu kılmaktadır.
Çin: 2022'de yayımlanan 14. Beş Yıllık Su Taşımacılığı Planı, denizcilik sektörünün "yeşil ve düşük karbonlu dönüşümünü" teşvik etmeyi amaçlamaktadır.
Birleşik Krallık: Hükümet, uluslararası deniz taşımacılığı emisyonlarını 2035 için karbon bütçesine ve Ulusal Katkı Beyanı'na dahil etme niyetini açıklamıştır.
Uluslararası deniz taşımacılığı düzenlemeleri, sera gazı emisyonlarını azaltmayı ve sektörü daha sürdürülebilir bir hale getirmeyi hedeflemektedir. IMO'nun küresel standartları, AB'nin bölgesel politikaları ve ülkelerin bireysel girişimleri, deniz taşımacılığında temiz enerjiye geçişi hızlandırmak için önemli adımlar atmaktadır. Ancak, bu düzenlemelerin etkili bir şekilde uygulanması, uluslararası iş birliği ve teknolojik yeniliklerle mümkün olacaktır.