Standby Akreditifler: Tanımı, Özellikleri ve Kullanım Alanları
Standby akreditifler (Standby Letter of Credit - SBLC), uluslararası ticarette tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi riskine karşı kullanılan güçlü bir finansal güvence enstrümanıdır. Özellikle ödeme ve performans risklerinin yönetilmesinde, banka teminat mektuplarına alternatif olarak yaygın şekilde tercih edilmektedir.
Standby Letter of Credit'in gelişimi özellikle ABD bankacılık uygulamasıyla ilişkilidir. ABD’de national banks’in klasik, bağlı (accessory) garanti yükümlülükleri üstlenmesine ilişkin tarihsel hukuki sınırlamalar, bankaların belgeye dayalı ve temel ilişkiden bağımsız Letter of Credit yapısını garanti fonksiyonuyla kullanmalarının gelişmesinde etkili olmuştur. Standby daha sonra ABD dışına da yayılarak uluslararası ticaret ve finansmanda bağımsız bir güvence aracı haline gelmiştir.
ISP98 kapsamında Standby’ın temel özellikleri
ISP98 Rule 1.06 uyarınca bir Standby; düzenlendiği andan itibaren geri dönülemez (irrevocable), temel işlemden bağımsız (independent), belgeye dayalı (documentary) ve bağlayıcı (binding) bir taahhüttür. Düzenleyenin yükümlülüğü, temel sözleşmenin fiilen yerine getirilip getirilmediğinin araştırılmasına değil, Standby kapsamında talep edilen belgelerin ibrazına ve bu belgelerin Standby şartlarına göre incelenmesine dayanır.
Her ne kadar artık günümüzde -istisnai durumlar hariç- ABD’deki bankalar için böyle bir yasak söz konusu olmasa da, Standby Akreditifler şu anda tüm dünyada yaygın bir şekilde kullanılmaya devam edilmektedir.
Standby Akreditifler hukuki olarak garanti mektuplarıyla benzer özellikler taşırlar. Çok genel bir ifadeyle; bir tarafın kendisine düşen yükümlülükleri sözleşme şartlarına uygun olarak yerine getirmemesi riskine karşı oluşacak maddi kayba karşı güvence olarak açılırlar. Bu yükümlülük bir performans veya bir ödeme yükümlülüğü olabilir.
Garanti mektuplarında olduğu şekilde StandBy Akreditifler de çok geniş bir yelpazede çeşitli taahhütleri içerecek şekilde açılabilirler. Yani herhangi bir garanti mektubuna konu olabilecek bir ödeme yükümlülüğü StandBy Akreditifler için de geçerlidir.
StandBy Akreditiflerin Kullanım Alanları
Günümüzde Standby Akreditiflerin en yaygın kullanım şekli; taraflardan birisinin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeme riskini garanti altına almak içindir. Standby Akreditifler ve Garanti Mektupları düzenlenme amaçları göz önünde bulundurulduğunda amaç olarak benzerlik gösterseler de terminoloji ve pratikte farklılıklar vardır.
Örneğin Garanti Mektupları bir ICC kural setine tabi olarak açılacak ise ICC’nin Garanti Mektupları için yayınladığı URDG 758 kuralları kullanılır. Standby Akreditifler için ise ICC’nin yayınladığı ayrı bir kural seti olan ISP 98 mevcuttur. Standby Akreditifler ISP 98’in yanı sıra UCP 600 kurallarına tabi olarak da açılabilirler.
Ancak Standby Akreditiflerin işleyiş şekli akreditiflerden daha farklı olduğundan UCP 600 kuralları her ne kadar sıklıkla kullanılsa da ISP 98 kuralları Standby Akreditifler için çok daha uygundur.
Standby Akreditiflerin Yaygın Fonksiyonel Türleri
Standby Akreditifler garanti mektuplarında olduğu şekilde çok farklı konuları kapsayacak şekilde düzenlenebilirler.
ISP98’in önsözünde Standby’lar, temel işlemde destekledikleri yükümlülüğe göre uygulamada kullanılan çeşitli fonksiyonel kategoriler altında sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırma açıklayıcı niteliktedir; Standby’a uygulanacak ISP98 kurallarını türüne göre değiştiren ayrı hukuki rejimler oluşturmaz. SP 98’e göre Standby Akreditif türleri aşağıdaki şekildedir.
- Ticari Teminat Akreditifi (Commercial Standby)
- Kesin Teminat Akreditifi (Performance Standby)
- Peşin Ödeme Teminat Akreditifi (Advance Payment Standby)
- Geçici Teminat Akreditifi (Bid-Bond or Tender Bond Standby)
- Kontrgaranti Teminat Akreditifi (Counter Standby)
- Mali Teminat Akreditifi (Financial Standby)
- Sigorta Teminat Akreditifi (Insurance Standby)
- Doğrudan Ödeme Teminat Akreditifi (Direct Pay Standby)
Standby’ların büyük bölümü, applicant’ın ödeme veya performans yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde devreye giren ikincil güvence niteliğindedir. Ancak Direct Pay Standby bu genel yapının önemli istisnalarından biridir; ödeme, temel yükümlülüğün vadesi geldiğinde temerrüt şartı aranmaksızın Standby üzerinden gerçekleştirilebilir.