2025’in İlk Yarısında Küresel Ticarette Geçici İvme ve Tarife Etkisi
2025 İlk Yarısında Küresel Ticaretin Görünümü
Mal Ticaretinde Tarife Öncesi Alımların Etkisi
Mal Ticareti Hacimlerindeki Sıçrama
Sabit fiyatlarla ihracat ve ithalatın ortalamasını ifade eden mal ticareti hacimleri, 2025 yılının ilk yarısında 2024'ün aynı dönemine kıyasla ortalama %4 daha yüksek gerçekleşmiş; aylık artışlar Mart ve Nisan 2025'te zirve yapmıştır. Bu sıçrama, esas olarak ABD'de tarifeler yürürlüğe girmeden önce yapılan stoklamanın ithalatlarda yarattığı geçici ve önemli artışı yansıtmaktadır.
Bu geçici etkinin katkısı hariç tutulduğunda, dünya ticaretinin %2,5 ile %3 arasında büyüdüğü, yani küresel ekonomik faaliyetlerin büyüme hızıyla aşağı yukarı aynı çizgide seyrettiği görülmektedir.
Doğu, Güney ve Güneydoğu Asya'dan İhracattaki Güçlü Dinamizm
Geçici nitelikteki bu artışın başlıca itici gücü, dünyanın en büyük bölgesel imalat üssü olan Doğu, Güney ve Güneydoğu Asya'dan yapılan ihracattaki güçlü dinamizm oldu. Çin, Hindistan, Endonezya, Japonya, Malezya, Pakistan, Filipinler, Güney Kore, Singapur, Tayland, Hong Kong ve Tayvan'ın toplam ihracatı reel olarak bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık %10 artmıştır.
Diğer Bölgelerdeki Zayıf İhracat Performansı
Dünyanın diğer bölgelerinde — Latin Amerika hariç — reel ihracat dinamikleri nispeten zayıf kalmıştır. İngiltere'de ihracat %2 daralmıştır. Dünyanın en büyük ticaret bloğu olan Euro Bölgesi'nde ihracat büyümesi yatay seyretmiştir. Buna karşılık, Amerika Birleşik Devletleri'nin ve diğer gelişmiş ekonomiler grubunun ihracatı yaklaşık %2 artmıştır.
Latin Amerika'nın İhracat Görünümü ve Düşük Baz Etkisi
Latin Amerika'dan yapılan ihracat ise, kısmen düşük baz etkisi nedeniyle %8 büyüme kaydetmiştir. Ancak daha yakından bakıldığında, aylık ihracat seviyeleri açısından bu bölgenin 2025'in ilk altı ayında, 2024 Aralık ayında ulaştığı rekor seviyeyi hiç aşamadığı görülmektedir. Bu durum, dış ticaret performansının genel verilerin işaret ettiğinden daha kırılgan olduğunu ortaya koymaktadır.
İthalat Dinamikleri ve Makroekonomik Koşullar
Çin ve Euro Bölgesi'nde Zayıf İthalat Performansı
İthalat tarafına bakıldığında, veriler birçok ekonomideki makroekonomik koşulları yansıtmaktadır. Küresel ticaretin yaklaşık %40'ını birlikte gerçekleştiren Çin ve Euro Bölgesi'nde ithalat zayıf kalmış, süregelen durgunluk eğilimini sürdürmüştür. Daha spesifik olarak, 2025'in ilk yarısında Çin'in aylık ithalat seviyeleri 2021 ortalamasının %1 ile %7 altında dalgalanmıştır. Benzer şekilde, Euro Bölgesi ithalatı da bu referans noktasının sürekli olarak %4 ile %5 altında kalmıştır.
İki Büyük Ekonomik Merkezin İç Dinamiklerindeki Eksiklik
Bu tablonun temel nedeni, söz konusu iki büyük ekonomik merkezin iç talep ve ekonomik dinamiklerindeki zayıflıktır. Diğer bölgelere bakıldığında, yalnızca birkaç bölgede ithalatta kalıcı yukarı yönlü eğilimler gözlenmiştir. Bu tür eğilimlerin ortaya çıktığı yerlerde dahi, söz konusu artışlar çoğu kez sağlam iç ekonomik dinamiklerden çok düşük baz etkileriyle açıklanabilmektedir.
Nominal Ticaret Gelirleri ve Bölgesel Performans
Küresel İhracat Gelirlerinde Artış
Ticaret ivmesini daha zamanlı ve kapsamlı yansıtan bir gösterge olan mal ticaretinin nominal gelirleri dikkate alındığında, küresel düzeyde dolar bazlı ihracat 2025 yılının ilk yarısında %2, yani 230 milyar dolar artarak yaklaşık 12 trilyon dolara ulaşmıştır.
Gelişmekte Olan Asya Ekonomilerinin Hızlı Büyümesi
Bu genişlemeyi temel olarak gelişmekte olan Asya ekonomilerindeki hızla artan ihracat gelirleri desteklemiştir. Örneğin Tayvan, yapay zeka ürünlerine yönelik güçlü talep sayesinde bir önceki yılın aynı dönemine göre %25'lik bir ihracat artışı kaydetmiştir. Filipinler ve Vietnam'dan yapılan ihracat da yaklaşık %15 oranında genişlemiştir.
Sonuç: Geçici Bir İvme, Kalıcı Bir Belirsizlik
2025'in ilk yarısındaki ticaret performansı, ilk bakışta küresel ticaretin direncini gösteren olumlu bir tablo sunmaktadır. Ancak veriler dikkatle incelendiğinde, büyümenin önemli bir kısmının tarife öncesi stoklamadan kaynaklanan geçici bir etki olduğu görülmektedir. Bu etki dışlandığında küresel ticaretin küresel büyüme hızıyla paralel seyrettiği, Çin ve Euro Bölgesi gibi büyük merkezlerde iç talebin zayıf kaldığı ve birçok bölgedeki ihracat artışının düşük baz etkisiyle açıklandığı anlaşılmaktadır.
İhracatçılar ve dış ticaret aktörleri açısından bu tablo iki temel mesaj taşımaktadır: Birincisi, yılın ikinci yarısında stoklama etkisinin tersine dönmesiyle birlikte ticaret hacimlerinde bir normalleşme — hatta yavaşlama — yaşanması olasıdır. İkincisi, bölgesel ayrışmanın derinleşmesi; Asya'nın imalat ve teknoloji odaklı dinamizmini sürdürürken gelişmiş ekonomilerde talep cephesinin kırılgan kalması, ticaret stratejilerinin pazar çeşitlendirme ve risk yönetimi eksenlerinde yeniden şekillendirilmesini gerektirecektir.