2024’te Emtia Piyasaları: Fırsatlar, Zorluklar ve Gelecek Beklentileri
Petrol ve Doğal Gaz: Yüksek Kârlılık Enerji Dönüşümünü Zorluyor
Fosil yakıt piyasaları, son yıllarda yaşanan krizler ve ekonomik yavaşlamaların etkisiyle dalgalı bir seyir izlemiştir. Doğal gaz fiyatlarında, COVID-19 salgını nedeniyle Haziran 2020’de görülen dip seviye ile Ukrayna’da savaşın başlamasının ardından Ağustos 2022’de ulaşılan zirve seviye arasında on kattan fazla artış kaydedilmiştir. Bununla birlikte hem petrol hem de doğal gaz fiyatları, zaman içinde Şubat 2022 öncesindeki seviyelerin altına gerilemiştir.
Petrol fiyatları son 12 aylık dönemde görece istikrar kazanmış ve büyük ölçüde varil başına 80 ABD dolarının üzerinde seyretmiştir. Bu durum fosil yakıt ihracatçısı ülkeler açısından gelirleri desteklerken, petrol ihracatına bağımlılığın azaltılmasına yönelik teşvikleri zayıflatmıştır.
Fosil yakıtlara yönelik talep, tarihsel olarak küresel ekonomik faaliyetle birlikte artmıştır. İklim eylemi ve emisyon azaltımına yönelik önlemlerin sınırlı kalması nedeniyle fosil yakıtların küresel birincil enerji tüketimindeki payı, fiyatlardaki dalgalanmalardan bağımsız olarak uzun yıllardır yaklaşık %80 seviyesinde kalmıştır.
Küresel petrol tüketiminde 2009 ve 2020 yıllarında yaşanan geçici düşüşler, yüksek petrol fiyatlarından ziyade küresel ekonomideki ciddi daralmalar ile ekonomik faaliyet ve enerji talebindeki zayıflamadan kaynaklanmıştır. Bu nedenle yüksek fosil yakıt fiyatlarının tek başına, net sıfır hedefine giden süreçte fosil yakıt kullanımının aşamalı olarak azaltılması için yeterli olması beklenmemektedir.
Bu eğilim, fosil yakıt sübvansiyonlarının devam etmesiyle daha da belirginleşmektedir. Enerji tüketimi büyük ölçüde enerji tedarikçileri tarafından yapılan uzun vadeli altyapı yatırımlarına bağlı olduğundan, fosil yakıt sektöründe beklenen kârlılık gelecekteki üretim kararları açısından önemli bir belirleyici olmaya devam etmektedir.
Fosil yakıtların kârlılığı, yenilenebilir enerjiye kıyasla yüksek kalmayı sürdürmektedir. Yenilenebilir enerji maliyetlerinde düşüş eğilimi devam etse de bu gelişmenin tek başına fosil yakıt sektöründeki mevcut yüksek kârlılığı ve üretim düzeyini önemli ölçüde değiştirmesi beklenmemektedir.
Mineraller ve Metaller: Jeostratejik Rekabet Fiyat Dalgalanmalarını Artırıyor
UNCTAD’ın mineraller, cevherler ve baz metaller endeksi, 2023 yılının başından itibaren önceki yıllara kıyasla daha sınırlı dalgalanma göstermiştir. Şubat-Mayıs 2023 döneminde endekste %11 oranında düşüş yaşanmış; bu düşüş alüminyum, bakır, demir cevheri ve nikel gibi önemli emtiaların fiyatlarındaki gerilemeyi yansıtmıştır.
Haziran-Aralık 2023 dönemindeki görece istikrarlı seyrin ardından endeks, Şubat 2024’ten itibaren yeniden %10’un üzerinde artış göstermiştir. Altın ve platin gibi değerli metallerde de benzer fiyat eğilimleri görülmüştür. Özellikle altın fiyatları, Mart 2024 ile Eylül 2024 ortaları arasında %25 oranında yükselmiş ve yeni rekor seviyelere ulaşmıştır. Bu artışta, ABD dolarına bağımlılığını azaltmayı hedefleyen Çin, Hindistan, Kazakistan ve Rusya Federasyonu gibi ülkelerin merkez bankalarından gelen güçlü talep etkili olmuştur.
Fiyat dalgalanmaları özellikle enerji dönüşümü için kritik minerallerde belirginleşmiştir. Lityum, kobalt ve nikel fiyatları 2023 yılında sırasıyla %78, %34 ve %42 oranında düşmüştür. Bu gerileme kısmen, 2021 ve 2022’nin başlarında elektrikli araçlara ve bataryalara yönelik güçlü talebin ardından üretimin artması ve söz konusu hammaddelerde arz fazlası oluşmasından kaynaklanmıştır. Elektrikli araç bataryası satışlarındaki büyümenin yavaşlaması da ara ürün stoklarında birikime yol açmıştır.
Çin, küresel metal ve mineral talebinin yaklaşık yarısını oluşturmaktadır. Ülkenin elektrikli araç üretiminde %58, rüzgâr türbini üretiminde %66, lityum pil ve güneş paneli üretiminde ise her biri için %80’in üzerinde pazar payına sahip olması, enerji dönüşümü için kritik minerallerin fiyatlarını Çin’deki üretim dalgalanmalarına daha duyarlı hale getirmektedir.
Enerji dönüşümü için kritik minerallerde fiyat oynaklığının artması ve jeostratejik rekabetin yoğunlaşması, ithalatçı ülkeleri tedarik güvenliğini güçlendirmeye yöneltmiştir. Bu kapsamda ülkeler, ticaretle bağlantılı anlaşmalar yoluyla daha istikrarlı ve çeşitlendirilmiş tedarik kanalları oluşturmaya çalışmaktadır. 2023 yılında bu alanda 22 anlaşma imzalanmıştır.
Buna karşılık Endonezya, Malezya, Namibya ve Zimbabve gibi üretici ülkeler, maden kaynaklarını yerel sanayileşmeyi desteklemek amacıyla kullanmak için ihracatı kısıtlayıcı tedbirler benimsemiştir. Bu ülkeler, hammaddelerin doğrudan ihracatı yerine daha yüksek katma değer elde etmeyi hedeflemektedir.
Gıda ve Gübre: Yüksek Fiyatlar Yoksul Haneleri Zorlamaya Devam Ediyor
Gıda emtia fiyatları 2023 yılında yüksek seyretmeye devam etmiş ve gıda ithalatçısı gelişmekte olan ülkelerin ithalat faturalarını artırmıştır. UNCTAD gıda endeksi, ancak Aralık 2023’te Şubat 2022 seviyesinin altına inmiş; buna rağmen salgın öncesi seviyenin yaklaşık %20 üzerinde dengelenmiştir.
Bitkisel yağlı tohumlar ve sıvı yağ fiyatları gibi diğer tarımsal emtialarda da benzer dalgalanmalar yaşanmıştır. Buna karşılık tropikal içecek fiyatları, El Niño gibi tarımsal üretimi etkileyen olumsuz hava koşulları ve iklim olayları nedeniyle 2024 yılının başından itibaren keskin şekilde yükselmiştir. Gübre fiyatları da salgın öncesi seviyelerin üzerinde istikrar kazanmıştır.
Potasyum ve üre fiyatları, Ukrayna’daki savaşın başlamasıyla birlikte daha önce görülmemiş seviyelere yükselmiş; ardından düşüş eğilimine girmiştir. Başlıca gıda emtiaları arasında yer alan mısır ve buğday fiyatları ise 2023 yılının başından bu yana kademeli olarak gerileyerek pandemi öncesi seviyelere yaklaşmıştır.
Diğer tahıllardan farklı olarak pirinç fiyatları Şubat 2022 seviyesinin altına düşmemiştir. Tayland pirincinin gösterge fiyatı, 2023 yılının başlarında görülen sınırlı gerilemenin ardından Mart-Aralık 2023 döneminde %35 oranında artmıştır. Bu yükselişte, Hindistan gibi önemli pirinç ihracatçılarının artan yurt içi fiyatlar ile Asya ve Afrika’dan gelen güçlü talep karşısında yurt içi arzı ve gıda güvenliğini korumak amacıyla uygulamaya koyduğu ihracat kısıtlamaları etkili olmuştur.
2024 yılının ilk çeyreğinde ise önemli ihracatçı ülkelerin para birimlerinin ABD doları karşısında değer kaybetmesi, yüksek fiyatlar nedeniyle küresel pirinç talebinin zayıflaması ve mevsimsel arz artışı sonucunda gösterge fiyatta sınırlı bir düşüş görülmüştür. Küresel mısır üretimi ve ihracatında hafif bir artış beklenirken, buğday için daha zayıf bir görünüm öngörülmektedir.
Genel Görünüm
2024 yılında emtia piyasalarında fiyatlar, savaş sonrası zirve seviyelerden gerilemiş olsa da tarihsel ortalamaların üzerinde kalmayı sürdürmektedir. Enerji piyasalarında fosil yakıtların yüksek kârlılığı, enerji dönüşümünün hızını sınırlayan unsurlardan biri olarak öne çıkarken; mineraller ve metallerde jeostratejik rekabet, özellikle kritik minerallerde fiyat oynaklığını artırmaktadır. Gıda ve gübre piyasalarında ise yüksek fiyat seviyeleri, özellikle ithalatçı gelişmekte olan ülkeler ve kırılgan haneler üzerindeki baskıyı devam ettirmektedir.
Kaynak: UNCTAD, Trade and Development Report 2024: Rethinking Development in the Age of Discontent