Küresel Ticarette Artan Belirsizlik ve Değişen Dinamikler
Son yıllarda küresel ticaret, jeopolitik gerilimlerin yoğunlaşması, pandemiyle birlikte ortaya çıkan arz ve talep şokları ile artan politika belirsizliklerinin etkisi altında derin bir dönüşüm sürecine girmiştir. Bu yeni küresel konjonktürde, ticaret yalnızca ülkeler arası mal değişimini değil; üretimin, katma değerin ve uzmanlaşmanın sınır ötesi ağlar üzerinden yeniden örgütlenmesini de yansıtan çok katmanlı bir yapı kazanmıştır.
Özellikle Küresel Değer Zincirleri ile bağlantılı ticaretin, geleneksel ticaret biçimlerine kıyasla daha dalgalı bir seyir izlemesi, küresel ekonominin kırılganlıklarını ve uyum kapasitesini daha görünür kılmaktadır. Bu durum, brüt ihracat rakamlarının ötesine geçen bir bakış açısını gerekli kılarken; mal ve hizmet ticareti arasındaki yapısal ayrışma da küresel ticaret dinamiklerinin anlaşılmasında belirleyici bir unsur haline gelmektedir.
Küresel ekonominin nabzını tutan toplam ticaret verileri, bu dönüşümün genel çerçevesini sunarak, dünya ticaretinin yönü, ritmi ve hassasiyetleri hakkında güçlü bir makro perspektif sağlamaktadır. Bu çerçeve, günümüz küresel ticaret düzenini anlamak ve stratejik kararları sağlam bir zemine oturtmak açısından temel bir başlangıç noktası oluşturmaktadır.
Makro Trendler: Küresel Ticaretin Son Dört Yıllık Karnesi
Küresel ticaretin genel seyrini anlamak için son yıllardaki brüt ihracat verilerindeki iniş ve çıkışları incelemek, ekonomik şoklara karşı gösterilen tepkileri ve toparlanma kapasitesini ortaya koyması açısından kritiktir. Son dönemin ana kilometre taşları, dalgalı ancak belirli eğilimleri barındıran bir tablo sunmaktadır:
- 2018–2019 Durgunluğu: Çin-ABD ticaret anlaşmazlığının etkisiyle dünya ihracatı 25,48 trilyon dolardan 23,8 trilyon dolara çekilerek yaklaşık %6,63'lük bir daralma kaydetti.
- 2021–2022 Rekor Büyümesi: Pandemi sonrası hızlı toparlanma, 2021'de %25,8'lik rekor bir büyümeye yol açtı. Bu güçlü momentum, 2022'de de %11,2'lik ek bir artışla ivmesini korudu.
- 2023–2024 Düzeltme ve Toparlanma: Bu yüksek büyüme sürdürülebilir olmadı ve 2023'te küresel ihracat %2,4 oranında geriledi. 2024 için yapılan öngörüler ise %4,23'lük bir toparlanma ile yeniden büyüme patikasına girileceğini işaret ediyor.
2023'teki küresel gerilemeye rağmen, tablonun geneli bir çöküşe işaret etmemektedir. Ermenistan, Gürcistan ve Moğolistan gibi Asya ekonomileri çift haneli ihracat artışları kaydederken, aralarında Portekiz ve Slovenya'nın da bulunduğu 12 Avrupa ekonomisi, bölgedeki jeopolitik kaymalara rağmen büyümesini sürdürerek direnç göstermiştir.
Bu durum, küresel yavaşlamalarda dahi bölgesel dinamiklerin ve jeopolitik yeniden konumlanmaların belirli ekonomiler için yeni büyüme koridorları açabildiğini göstermektedir. Bu genel direncin ardında, ticaretin farklı bileşenlerinin – geleneksel ticaret ile Küresel Değer Zinciri bağlantılı ticaretin – bu şoklara nasıl farklı yanıtlar verdiği sorusu yatmaktadır.
İki Hızlı Dünya: Geleneksel Ticaret Direnirken Değer Zincirleri Neden Daraldı?
Geleneksel ticaret ile üretim süreçlerinin birden fazla ülke arasında bölündüğü KDZ bağlantılı ticaret arasındaki ayrım, küresel tedarik zincirlerinin sağlığını ve dayanıklılığını anlamak için hayati bir göstergedir. Son yıllardaki veriler, bu iki ticaret türünün yollarının giderek ayrıştığını teyit etmektedir. Pandemi sonrası dönemde her iki ticaret türü de güçlü bir büyüme sergilese de, 2023'teki yavaşlama sırasında performansları ciddi şekilde farklılaşmıştır.
Aşağıdaki tablo, 2021-2024 dönemindeki büyüme oranlarını karşılaştırmaktadır:
| Dönem | KDZ Bağlantılı Ticaret Büyümesi | Geleneksel Ticaret Büyümesi |
| 2021 | %34,2 | %19,3 |
| 2022 | %14,9 | %8 |
| 2023 | -%5,35 | %0,18 |
| 2024 | %3,87 | %4,67 |
2023 yılında geleneksel ticaretin yatay bir seyir izlerken KDZ bağlantılı ticaretin %5,35 oranında keskin bir daralma yaşaması, küresel üretim ağlarının şoklara karşı daha hassas olduğunu kanıtlamaktadır. Bu ayrışmanın bir sonucu olarak, Küresel Değer Zinciri bağlantılı ticaretin toplam ticaret içindeki payı, 2022'deki %48'lik zirve seviyesinden 2024'te %46,3'e gerilemiştir.
Bu ayrışma, toplam ticaret rakamlarının ardındaki asıl hikayenin sektörlerde gizli olduğunu gösteriyor. Peki, mal ve hizmet ticareti bu dayanıklılık sınavından nasıl geçti ve hangi sektörler geleceğin ticaret modelini şekillendiriyor?
Sektörel Analiz: Mal ve Hizmet Ticareti
Küresel ticaret trendlerini daha derinlemesine anlamak için mal ve hizmet sektörleri arasındaki performans farklarını incelemek zorunludur. Son yıllarda yaşananlar, bu iki ana kategori arasında belirgin bir dayanıklılık farkı olduğunu ortaya koymuştur.
- Mal Ticaretindeki Oynaklık: Tarım, madencilik, rafine yakıtlar ve metaller gibi birincil ve imalat sektörleri, emtia fiyatlarındaki döngülere ve küresel talepteki ani değişimlere olan yüksek bağımlılıkları nedeniyle daha yüksek bir oynaklık sergilemiştir. Özellikle KDZ bağlantılı mal ticareti, bu dalgalanmalardan daha da keskin bir şekilde etkilenmiştir.
- Hizmet Ticaretinin Dayanıklılığı: Buna karşılık, hizmet ticareti 2021–2024 döneminde daha dayanıklı bir performans göstermiştir. Özellikle finans ve telekomünikasyon gibi dijital olarak sunulabilir hizmetler, bu çalkantılı dönem boyunca tutarlı bir büyüme kaydetmiştir. Seyahat ve taşımacılık gibi pandemi kısıtlamalarından doğrudan etkilenen hizmetler ise kısıtlamaların kalkmasıyla güçlü bir toparlanma yaşamıştır. Ancak bu genel dayanıklılık, hizmetlerin dalgalanmalardan tamamen muaf olduğu anlamına gelmemektedir. Hizmet sektörleri, KDZ bağlantılı ticarette brüt ihracata göre daha keskin dalgalanmalar yaşasa da bu değişimler, mal sektörlerine göre daha sınırlı kalmıştır.
Hizmet sektörlerinin bu göreceli dayanıklılığının ardında yatan temel nedenler arasında, uzaktan çalışmaya hızlı adaptasyon sayesinde işgücü hareketliliğindeki azalışın olumsuz etkilerinin hafifletilmesi ve dijital hizmetlerin fiziksel altyapıya, lojistiğe veya emtia piyasalarındaki aksaklıklara daha az bağımlı olması bulunmaktadır. Bu sektörel ayrışma, sadece anlık bir tepki mi, yoksa küresel değer zincirlerinin uzun vadeli evriminde daha derin, yapısal bir değişime mi işaret ediyor?
Kaynak: Global Value Chain Development Report: Beyond Production - WTO