Dış Ticarette Risk Yönetimi: PESTEL Analizi ve Uygulama Alanları
Uluslararası ticaret taraflara potansiyeli yüksek getiri ve rekabet gücünü artırma fırsatları sunarken diğer taraftan geniş bir yelpazede risk unsurlarını da bünyesinde barındırır.
Dış ticaret işlemlerinde tarafların riskleri, ödeme ve teslimat yükümlülükleri karşılıklı olarak yerine getirilinceye kadar devam eder.
Bu risklerin sistematik şekilde değerlendirilmesi için firmalar PESTEL analizinden yararlanabilir. PESTEL; politik, ekonomik, sosyal, teknolojik, çevresel ve hukuki dış faktörlerin ticari işlem üzerindeki etkilerini önceden analiz etmeye yardımcı olur. Böylece ödeme yöntemi, teslim şekli, sigorta, sözleşme hükümleri ve finansal risk yönetimi araçları daha bilinçli şekilde belirlenebilir.
Dış Ticarette Riskler
Dış ticaret işlemlerinde iki temel risk öne çıkar:
- İhracatçı açısından: Teslim edilen malın veya hizmetin bedelinin ödenmemesi.
- İthalatçı açısından: Ödemesi yapılan malın teslim alınamaması ya da hizmetin yerine getirilmemesi.
Bu temel risklerin yanı sıra, dış ticaret işlemleri birçok farklı riski de içerir. Bu riskler, çeşitli faktörlerden kaynaklanır ve aşağıdaki başlıklar altında incelenebilir.
- Ülke Riski
- Ticari Riskler
- Taşıma Riskleri
- Farklı Döviz Cinsleri ve Kur Riski
- Farklı Hukuk Sistemleri ve Yerel Düzenlemeler
Ülke Riski
- Politik riskler,
- Farklı dil ve kültürler,
- Kullanılan teknolojilerin farklılığından kaynaklanan riskler,
- Çevresel faktörler,
- Ekonomik riskler ve para politikaları
ülke riski içerisinde değerlendirilebilecek risk konuları arasında yer alır.
Politik riskler: Hükümet değişiklikleri zamanla her ülkede yaşanabilir. Hükümet değişiklikleri ile birlikte; ticaret anlaşmaları ve siyasi sistemlerde değişikliğe gidilmesi de muhtemeldir. Taraflar, bu tür değişikliklerin mevcut sözleşmelere etkisini önceden değerlendirmeli; mücbir sebep, yaptırım, uyum, fiyat uyarlama, teslim süresi ve sözleşmenin sona erdirilmesine ilişkin hükümleri açık şekilde düzenlemelidir.
Farklı dil ve kültürler: İngilizce uluslararası ticarette yaygın kullanılan iş dili olmakla birlikte, tarafların dili kullanma düzeyi, hukuki ve ticari terimleri yorumlama biçimi ülkeden ülkeye ve kurumdan kuruma değişebilir. Dilin kullanımının farklı yorumlanmasından kaynaklanabilecek yanlış anlamalar daha sonraki aşamalarda önemli anlaşmazlıklara neden olabilir. Ülkeler arasındaki kültürel farklılıklar da beraberinde farklı hassasiyetler getirebilir ve bu faktörler dış ticaret işlemlerinde potansiyel risk alanlarıdır. Dış pazarlara açılma hedefi olan bir firmanın, ürün veya marka ismi belirlerken bile çok dikkatli davranması gerekir. Ürün isminin akıllarda kalabilecek ve telaffuzunun kolay olması önemlidir. Diğer taraftan ürün isminin farklı kültürlerde veya dillerde neler çağrıştırdığının araştırılması ve olumsuz çağrışımlara neden olacak isimlerin kullanılmaması önerilir.
Teknoloji ile ilgili riskler: Her ülkenin teknoloji kullanımı konusunda farklı yasal gereklilikleri ve uygulamaları vardır. Siber güvenlik ve BT güvenliği sorunları bazı ülkelerde farklı şekilde yönetilebilir veya mevcut teknoloji seviyeleri farklı olabilir. İletişim, ticarette önemli bir bileşendir. Dolayısıyla teknolojik ilerleme düzeyleri ve yasal gereklilikler günümüzde dikkate alınması gereken riskler arasındadır.
Çevresel riskler: Aşağıdaki hususlar özellikle nihai tüketicilerin hassasiyetleri de göz önünde bulundurulduğunda dikkate alınması ve sorgulanması gereken konular arasında yer alır: Üretim yöntemleri - Tüketilen malların çevre dostu bir şekilde üretilmesini gerektiren yasalar var mı? Sürdürülebilir politikalar - İklim değişikliği ile mücadele ve/veya çevrenin korunması ile ilgili düzenlemeler var mı?
Ekonomik riskler: Ekonomik riskler, bir ülkenin kilit ekonomik göstergeleri olan büyüme oranları, faiz oranları ve istihdam gücü ile birlikte değerlendirilebilir. Ekonomik krizle mücadele eden bir ülkede yerleşik olan bir firma ile yapılacak ticaret ise ödeme şekline de bağlı olarak risk barındıracaktır.
Ticari Riskler
Alıcının ödeme yapamaması veya ödeme yapmak istememesi; satıcı açısından ticari bir risktir: Alıcı firma; nakit akışı sorunu, mali durumunun kötüleşmesi veya daha kötü bir senaryoda iflas etmesi nedeniyle ödeme yapamayabilir.
Bir alıcının malların teslimini kabul etmek istememesi de yine satıcı açısından risktir ve bunun birçok nedeni olabilir. Örneğin, teslim edilen malın kalitesi veya miktarında sözleşme şartlarına aykırı bir durum söz konusu olabilir, alıcı malları sipariş ederken stoklarının güncel durumunda ihtiyaca göre bir tahmin hatası yapmış olabilir ve malların bir kısmının veya tamamının artık gerekli olmadığını fark ederek malları teslim almaktan vazgeçebilir veya uluslararası piyasada söz konusu malın fiyatında bir düşüş yaşanabilir ve alıcı fiyat indirimine gitmek için malları teslim almak istemeyebilir.
Satıcının sözleşmeye konu malı veya hizmeti teslim edemiyor olması, geç teslim etmesi veya istenen kalitede teslim edemiyor olması ise alıcı açısından ticari bir risktir.
Bu senaryolardan herhangi biriyle karşı karşıya kalan taraf; malların yeniden satışından kar elde edemeyebilir veya stok/hammadde eksikliği nedeniyle müşterilere karşı sözleşme yükümlülüklerini yerine getiremeyebilir.
Farklı Döviz Cinsleri ve Kur Riski
Dış ticaret işlemlerinde taraflar çoğu zaman kendi yerel döviz cinsinden farklı bir döviz cinsinde sözleşme imzalamak zorunda kalırlar.
Ticari ilişkide kullanılacak döviz cinsini genelde tarafların pazarlık gücü belirler. Petrol gibi bazı emtialar ise alıcının veya satıcının bulunduğu ülkenin yerel döviz cinsine bakılmaksızın genellikle uluslararası piyasada ABD doları cinsinden işlem görürler. Bu nedenle, her iki taraf da kaçınılmaz olarak kendi yerel döviz cinsinden farklı bir döviz cinsi ile işlem yapmak zorunda kalabilirler ve bu durum beraberinde kur riskini getirir.
Döviz kurlarındaki dalgalanmalar, taraflar açısından beklenmeyen kur farkı kârı veya zararı doğurabilir. Bu nedenle fiyatlama, vade, ödeme para birimi ve gerekiyorsa kur riski yönetim araçları birlikte değerlendirilmelidir.
Pazarlık gücü: Kullanılan para birimi seçimi büyük ölçüde taraflar arasındaki göreceli pazarlık gücüne bağlı olarak belirlenir. Satıcının pazarlık gücü yüksek ise ödemenin satıcının para biriminde yapılması muhtemeldir. Alıcı güçlü bir pazarlık pozisyonunda ise bunun tersi geçerli olacaktır.
Taşıma Riskleri
Uluslararası ticarette, yurt içi ticarete kıyasla malların nihai varış yerlerine taşınması genellikle daha uzun sürer. Bunun nedeni, mesafelerin genellikle çok daha fazla olmasıdır.
Diğer taraftan bir mal nihai varış yerine ulaşana kadar birden fazla araca yüklenip boşaltılmak zorunda kalınabilir ve yine coğrafi konumlara bağlı olarak birden fazla taşıma şeklinin kullanılması kaçınılmaz olabilir.
Bu zorunluluklar, malların nakliye sırasında hasar görmesi veya yetkisiz müdahale gibi ek riskleri de beraberinde getirir. Taşıma risklerinin finansal etkisini azaltmak için, malın niteliği, taşıma şekli, güzergâh, aktarma noktaları ve seçilen Incoterms® 2020 kuralı dikkate alınarak uygun kapsamda nakliyat emtia sigortası yaptırılması değerlendirilmelidir. Mallara ilişkin hasar ve zıya riskinin, satıcıdan alıcıya hangi noktada geçtiği ve taşıma, sigorta, gümrükleme gibi yükümlülüklerin taraflar arasında nasıl paylaşıldığı, seçilen Incoterms® 2020 kuralına göre değerlendirilmelidir.
Bu konuda alıcı ve satıcı ICC tarafından yayımlanan Incoterms kurallarından uygun olan teslim şeklini kullanmalı ve söz konusu Incoterms’in içerdiği sorumluluk ve yükümlülüklere hakim olmalıdır.
Farklı Hukuk Sistemleri
Yaptırım ve Uyum Riskleri
Uluslararası ticarette yalnızca alıcı ve satıcının bulunduğu ülkeler değil; işlemin para birimi, ödeme güzergâhı, muhabir banka yapısı, malın menşei, nihai kullanım amacı, taşıma rotası ve işlem taraflarının yaptırım listelerindeki durumu da dikkate alınmalıdır. ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı OFAC tarafından uygulanan yaptırımlar ile Avrupa Birliği yaptırım düzenlemeleri, belirli kişi, kuruluş, ülke, sektör veya faaliyetlere yönelik kısıtlamalar içerebilir. Bu nedenle alıcı ödeme yapmak istese dahi, işlemde yaptırım veya uyum riski tespit edilmesi halinde transfer edilen bedel muhabir bankalar veya ilgili finansal kuruluşlar tarafından durdurulabilir, bloke edilebilir, reddedilebilir ya da ek incelemeye tabi tutulabilir. Bu kapsamda yaptırım listeleri, nihai faydalanıcı bilgileri, malın menşei, sevkiyat rotası ve bankacılık uyum kuralları işlem öncesinde dikkatle değerlendirilmelidir.
PESTEL Analizi Nedir?
Dış ticarette riskleri yönetirken kullanılan PESTEL modeli; dış faktörlerin söz konusu bir ticaret işlemi üzerinde ne tür etkileri olabileceğini belirlemek için kullanılan uluslararası bir analiz modelidir.
Dış ticarette PESTEL analiziyle risk değerlendirmesi yapılırken; tarafların ticari ilişkiye girmeden önce aşağıdaki başlıklarda bazı soruları sorarak karşılaşabilecekleri muhtemel riskleri değerlendirmeleri beklenir.
- Politik (Political)
- Ekonomik (Economic)
- Sosyal (Social)
- Teknolojik (Technological)
- Çevresel (Environmental)
- Hukuki (Legal)
Politik Faktörler
- Ticarete taraf olan ülkeler uluslararası anlaşmalardan ne ölçüde etkileniyorlar?
- Taraf ülkelerin tarihi ilişkileri ticareti olumlu ya da olumsuz etkileyecek güce sahip mi?
- Ticaret ilişkisine girilecek ülkenin yönetim rejimi ne?
- Ticarete girilecek ülke ile ilgili uluslararası veya yerel herhangi bir yasaklama, ambargo, yaptırım var mı?
Ekonomik Faktörler
- Ticarete taraf olan ülke ekonomilerinde kur dalgalanmaları nasıl?
- Taraf ülkelerin kullandıkları para birimleri aynı mı, değilse birbirine karşı güçleri nasıl?
- Enflasyonun dış ticaret üzerindeki etkileri nasıl?
- İstihdam gücünün her iki ülkede de dış ticarete etkisi nasıl?
Sosyal Faktörler
- Ticarete taraf olan ülkelerin kültürel ve dini yapılarında dikkate alınması gereken farklılıklar var mı?
- Dil büyük bir engel olur mu?
- Pazarlık alışkanlıkları nasıl?
- Ticarete taraf ülkelerin çocuk iş gücüne karşı yaklaşımları nasıl?
Teknolojik Faktörler
- Taraf ülkelerin dijital altyapısı, iletişim altyapısı ve siber güvenlik uygulamaları ticari süreci etkiler mi?
- Elektronik belge, e-imza, veri güvenliği veya dijital platform kullanımı işlem süreci açısından risk yaratır mı?
- Üretim, lojistik, takip veya kalite kontrol süreçlerinde kullanılan teknolojiler ticari ilişkiyi etkiler mi?
Çevresel Faktörler
- Ticarete taraf olan ülkelerin ticarete konu malla ilgili çevre dostu üretilmesine dair bir hassasiyeti var mı?
- Ticarete taraf ülkelerin küresel ısınma ve iklim değişikliklerine ilişkin yaklaşımları nasıl?
- Ticarete taraf ülkelerin çevre korumasına ilişkin politikaları nasıl?
Hukuki Faktörler
- Hukuk sistemlerinin farklılıkları sözleşme şartlarını etkileyecek boyutta mı?
- İş hukuku ile ilgili düzenlemeler nasıl?
- Taraf ülkelerin asgari ücret ve çalışma saatleri ile ilgili hukuki düzenlemeleri üretim maliyetlerini nasıl etkiler?
- Ticarete konu ürün için yerel mevzuat, ithalat izni, lisans, test, sertifikasyon veya etiketleme şartı var mı?
- Ticarete konu ürün için ürün güvenliği, teknik standart veya uygunluk değerlendirmesi gerekliliği var mı?
- Ticarete taraf ülkelerin fikri mülkiyet, patent, marka ve telif hakları konusundaki düzenlemeleri nasıl?