Akreditiflerde İthalatçı Açısından Riskler
Dış ticarette akreditif ödeme şekli, ithalatçı (amir) açısından güvenli bir yöntem olarak kabul edilse de doğası gereği tamamen risksiz değildir. Akreditif kurallarının temelinde yer alan "bankalar belgelerle işlem yapar, mallarla değil" prensibi, ithalatçı için bazı operasyonel ve finansal zayıflıklar yaratabilir. Bu süreçte karşılaşılabilecek risklerin önceden tespiti, ithalat operasyonlarının sağlıklı yürütülmesi adına kritik önem taşır.
Belge Sahtekarlığı ve Malların Yüklenmemesi Riski (Fraud Exception)
Akreditif hukukunda bankaların malları fiziki olarak kontrol etme yetkisi veya yükümlülüğü yoktur. İhracatçı (lehtar), dış görünüşü itibarıyla akreditif şartlarına tamamen uygun ancak sahte taşıma belgeleri düzenleyerek bankaya ibraz edebilir.
İhracatçı firmanın malları hiç yüklemediği veya tamamen değersiz nesneler yüklediği senaryolarda dahi, belgeler "uygun ibraz" (complying presentation) şartlarını taşıyorsa, amir banka ödemeyi yapmak zorundadır. Bankanın ödeme yaptığı bu senaryoda, ithalatçı firma parasını kaybetmiş ve karşılığında hiçbir mal alamamış olur.
Önemli Hukuki Not: Sahtekarlık İstisnası
Bankalar belgede sahtekarlık olduğunu "belgenin dış görünüşünden" anlayamıyorsa ödemeyi durduramazlar. İthalatçının sahtekarlığı fark ettiği durumlarda ödemeyi engelleyebilmesinin tek yolu, bankaya acilen mahkemeden alınmış bir ihtiyati tedbir kararı (injunction) sunmasıdır. Aksi halde banka ödemeyi yapmakla yükümlüdür.
Malların Eksik ya da Kalitesiz Yüklenmesi
İhracatçı firma akreditif şartlarına uygun belgeleri akreditif kapsamında ibraz ederek akreditif şartlarını yerine getirirken, malların istenen kalitede çıkmaması veya eksik yüklenmiş olması mümkündür.
Bu riski azaltmak için akreditif şartlarında istenen belgelere Gözetim Belgesi (Inspection Certificate) eklenebilir ve mallar yüklenmeden önce uluslararası bağımsız bir gözetim firmasına malların incelemesi yaptırılabilir.
Yükleme Belgelerinin Amir Bankaya Ulaşmasından Önce Malların Gümrüğe Gelmesi
Yükleme belgeleri amir bankaya ulaşmadan önce malların gümrüğe gelmesi durumunda teslim şekline de bağlı olarak demuraj gibi ek masraflar ödemek zorunda kalabilir.
Nakliye Sırasında Mallarda Hasar Oluşması
Nakliye sırasında mallarda hasar oluşması durumunda malların sigortasını yapan sigorta şirketine başvurulması gerekecektir. Bu noktada tarafların sözleşme şartlarını oluştururken hangi tarafın sigortadan sorumlu olduğunu da netleştirmesi gerekir. Teslim Şekilleri’nin önemi ve doğru anlaşılmış olması da bu aşamada çok önemlidir. Ancak her ne olursa olsun böyle bir durumda tarafların maddi zarara ve zaman kaybına uğrayacağı aşikardır.
Kur Riski
Eğer akreditif şartlarında belirlenen ödeme döviz cinsi ile ithalatçının ülkesinin yerel para birimi farklı ise bu da beraberinde kur riskini getirir.
Döviz kurlarında, akreditifin açıldığı tarih ile ödeme yapılacağı tarih arasında ciddi değişiklikler olabilir.
Amir Banka Riski
İthalatçının akreditifi açtırdığı kendi bankasının (amir bankanın) küresel piyasalarda likidite sıkıntısına düşmesi veya iflas etmesi nadir de olsa karşılaşılan sistemik bir risktir.
Amir banka iflas etse dahi, ithalatçının ihracatçıya olan ticari mal borcu yasal olarak devam eder. Eğer ithalatçı akreditif açılırken bankasına nakit blokaj veya nakit teminat vermişse, bu para bankanın iflas masasına dahil edilerek riske girer. İthalatçı hem bankadaki nakit teminatını kaybedebilir hem de ihracatçıya malın bedelini ticari itibarını korumak ve hukuki takibe uğramamak için ikinci kez kendi kaynaklarından ödemek zorunda kalabilir.