Akreditiflerde İthalatçı Açısından Riskler
Dış ticarette akreditif ödeme şekli, ithalatçı (amir) açısından güvenli bir yöntem olarak kabul edilse de doğası gereği tamamen risksiz değildir. Akreditif kurallarının temelinde yer alan "bankalar belgelerle işlem yapar, mallarla değil" prensibi, ithalatçı açısından bazı operasyonel, ticari ve finansal riskler doğurabilir. Bu süreçte karşılaşılabilecek risklerin önceden tespit edilmesi, ithalat operasyonlarının sağlıklı yürütülmesi açısından kritik önem taşır.
Belge Sahtekârlığı ve Malların Yüklenmemesi Riski
Akreditif işlemlerinde bankaların malları fiziksel olarak kontrol etme yükümlülüğü bulunmaz; bankalar kendilerine ibraz edilen belgeleri akreditif şartları ve uygulanabilir UCP 600 hükümleri çerçevesinde inceler. Bu nedenle belgeler görünüş itibarıyla uygun bir ibraz oluşturmasına rağmen, belgelerin dayandığı fiilî işlem gerçeği yansıtmayabilir. İhracatçı (lehtar), dış görünüşü itibarıyla akreditif şartlarına tamamen uygun görünen ancak gerçeği yansıtmayan veya sahte taşıma belgelerini bankaya ibraz edebilir. Diğer taraftan UCP 600 Madde 34 uyarınca bankalar belgelerin gerçekliği, sahteliği veya hukuki etkisi konusunda sorumluluk üstlenmez. Dolandırıcılık iddialarının ödeme üzerindeki etkisi ise UCP 600 dışında, uygulanabilir hukuk ve yetkili makamların değerlendirmesine tabidir.
Malların hiç yüklenmemesi veya sözleşmede belirlenen mallar yerine farklı ya da ekonomik değeri bulunmayan ürünlerin yüklenmesi durumunda dahi, ibraz edilen belgeler dış görünüşleri itibarıyla akreditif şartlarına uygunsa amir banka, uygulanacak hukuktan kaynaklanan istisnalar saklı kalmak üzere, uygun ibrazı karşılamakla yükümlü olabilir. Bankanın ödeme yaptığı böyle bir durumda ithalatçı, malı teslim alamama ve ödediği bedeli geri almak için uzun ve maliyetli hukuki süreçlere başvurmak zorunda kalabilir.
Diğer taraftan ithalatçının sahtekârlıktan şüphelenmesi halinde bankasını derhâl bilgilendirmesi ve uygulanacak hukuka göre ödeme yapılmasını engelleyebilecek hukuki yollara başvurması gerekir. Bu kapsamda mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alınması gerekebilir. Ancak sahtekârlık istisnasının şartları ve mahkemenin ödemeyi durdurma ölçütleri ülkeye ve uygulanacak hukuka göre değişir.
Malların Eksik veya İstenen Nitelikte Yüklenmemesi
İhracatçı, akreditif şartlarına uygun belgeleri ibraz etmiş olsa bile malların satış sözleşmesinde belirlenen kalite, miktar veya özelliklere uygun olmaması mümkündür.
Bu riski azaltmak amacıyla akreditifte, adı açıkça belirtilen bağımsız bir gözetim kuruluşunca düzenlenecek gözetim belgesinin ibrazı şart koşulabilir. Belgede malların yükleme öncesinde kalite, miktar, ambalaj ve varsa teknik şartname bakımından denetlendiğinin belirtilmesi istenebilir. Bununla birlikte gözetim belgesinin kullanılması, söz konusu riskleri azaltabilse de tamamen ortadan kaldırmaz ve malların fiilî durumuna ilişkin bankanın bağımsız bir garantisi anlamına gelmez.
Yükleme Belgelerinin Amir Bankaya Ulaşmasından Önce Malların Gümrüğe Gelmesi
Yükleme belgeleri amir bankaya ulaşmadan önce malların gümrüğe gelmesi durumunda ithalatçı; teslim şekline, taşıma sözleşmesine ve serbest süre uygulamasına bağlı olarak demuraj, ardiye veya konteyner bekleme ücreti gibi ek maliyetlerle karşılaşabilir.
Nakliye Sırasında Mallarda Hasar Oluşması
Nakliye sırasında malların hasar görmesi hâlinde, geçerli bir taşıma sigortası bulunuyorsa poliçe kapsamına göre sigorta şirketine başvurulabilir. Tarafların satış sözleşmesinde teslim şeklini, hasar riskinin hangi noktada satıcıdan alıcıya geçtiğini ve taşıma sigortasının hangi tarafça yaptırılacağını açıkça belirlemesi gerekir. Hasar meydana geldiğinde sigortacıya başvuru yapılabilmesi; poliçenin kapsamına, sigortalı veya lehtar sıfatına ve gerekli belgelerin temin edilmesine bağlıdır. Hasar tespiti, sigorta başvurusu ve taşıyıcıya yöneltilecek talepler operasyonel gecikmelere ve sigorta kapsamında karşılanmayan ek maliyetlere yol açabilir.
Kur Riski
Eğer akreditif şartlarında belirlenen ödeme döviz cinsi ile ithalatçının ülkesinin yerel para birimi farklı ise bu da beraberinde kur riskini getirir.
Döviz kurlarında, akreditifin açıldığı tarih ile ödeme yapılacağı tarih arasında önemli dalgalanmalar olabilir. Özellikle vadeli akreditiflerde, akreditif açılış tarihi ile ödeme tarihi arasındaki kur hareketleri ithalat maliyetinin beklenenden önemli ölçüde artmasına neden olabilir.
Amir Banka Riski
Amir bankanın likidite sorunu yaşaması, faaliyet izninin kısıtlanması veya iflas etmesi, düşük olasılıklı olmakla birlikte taraflar açısından finansal ve operasyonel sonuçlar doğurabilir.
Amir bankanın ödeme yükümlülüğünü yerine getirememesi, temel satış sözleşmesinden doğan borcun kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmeyebilir. İthalatçının ihracatçıya karşı sorumluluğu, satış sözleşmesinin hükümlerine ve uygulanacak hukuka göre devam edebilir.
Amir Bankanın ödeme gücünü kaybetmesi, özellikle ithalatçının akreditif açılışı için nakit teminat veya başka bir güvence vermiş olduğu işlemlerde ayrıca değerlendirilmesi gereken bir banka riskidir. Böyle bir durumda akreditif kapsamındaki banka taahhüdü ile ithalatçı ve ihracatçı arasındaki satış sözleşmesinden doğan hak ve yükümlülükler birbirinden ayrı değerlendirilir.